RAUF

Berlinlileri gözyaşlarına boğan çocuk: Rauf

Bir izleyici "Türkiye'de gösterime girebilecek mi?" diye sordu, bir diğeri "Gördüğüm en iyi savaş karşıtı film" diye niteledi. On bir yaşındaki bir çocuğun "Usta insanlar neden dağa çıkar?" diye sorduğu Barış Kaya ve Soner Caner imzalı 'Rauf' Berlinale'de seyircinin ve eleştirmenlerin övgülerini topladı...
AHMET BOYACIOĞLU
BERLİN/RADİKAL - On bir yaşındaki Rauf, Kars’ın bir köyünde, marangozluk öğrendiği ustasına merakla soruyor: "Usta insanlar neden dağa çıkar? Usta bu soruya bir cevap bulamıyor, oysa kendi oğlu da dağda. "Hadi gevezelik yapma da arabayı hazırla" diye geçiştiriyor.
Aslında ülkemizde herkes bu soruyu geçiştiriyor. Doğru cevabı ne zaman bulabileceğiz? Rauf benim için özel bir film, çünkü kurgusuna yardımcı oldum, afişinde adım bile yazıyor. Her şey yaklaşık üç ay önce genç bir yönetmenin beni arayıp "Filmimizi izler misiniz?" diye sormasıyla başladı. Sevdiğim filmlerin öyküleriyle ilgili çok ayrıntılı bilgi vermem, gidin sinemada izleyin. Sevmediğim filmleri de baştan sona anlatırım. Artık film izlerken çok sıkılıyorum, birçok filmi de beğenmiyorum. 'Rauf’u izledim ve çok etkilendim. Büyük laflar etmeden önemli mesajlar veren filmler vardır. Yıllar sonra tekrar izlediğinizde sizi sarsan, etkileyen filmler. 'Rauf' işte böyle bir film.
Tuncel Kurtiz ve Kars’ın eski belediye başkanı Naif Alibeyoğlu sayesinde tanıdığım ve çok sevdiğim Kars kentinin bir köyünde geçiyor, 'Rauf'. Fakirlik diz boyu, gençler ya İstanbul’a çalışmaya gidiyorlar ya da askere. Bazıları da dağa çıkıyor. Yaşlılar da onların yolunu bekliyor. Yönetmenler kamerayı bu köyün insanlarına çevirmişler. Rauf on bir yaşında bir çocuk, yirmi yaşındaki Zana’ya âşık oluyor. Kalbini kazanması için bir pembe fistanı ona hediye etmesi gerek ama pembe hangi renktir bilmiyor, çevresindeki insanlar da ona yardımcı olamıyor. "Pembe nasıl bir renk?" diye sorduğunda "Pembe, pembedir" cevabını alıyor. Benden bu kadar.
'Rauf' Berlin Film Festivalinde Generation Bölümü'ne seçildi. İlk gösterimi izlemeye gittik. İnsanın daha önce on beş kez izlediği bir filmi, bin yüz kişiyle birlikte tekrar izlemesi çok tuhaf bir duygu.
Film bitti. Yanımdaki kadın ‘iki gözü iki çeşme’ derler ya, öyle ağlıyor. Jenerik ile beraber alkışlar da başladı ve oldukça uzun olan jeneriğin sonuna kadar devam etti. Berlin Film Festivalinde bu, izleyicinin filmi çok sevdiği anlamına gelir.

http://www.radikal.com.tr/kultur/berlinlileri-gozyaslarina-bogan-cocuk-rauf-1511328/